lojistikotomasyon.com
LO
Lojistik Otomasyon
Depo • E-ticaret • AMR • WMS • Sorter
📊 Pazar Nabzı – Lojistik Otomasyon 📊
Türkiye e-ticaret lojistik otomasyon pazarı, artan sipariş hacmi ve hız baskısıyla birlikte yaklaşık 1,3 milyar USD seviyesine ulaştı ve her yıl çift haneli büyümeye devam ediyor.
Kapak Dosyası Türkiye Odaklı Analiz

Türkiye’de E-Ticaret Depolarında Otomasyon: AMR & Sorter’a geçiş

Türkiye’de e-ticaret hacmi her yıl çift haneli büyürken, depolarda yaşanan en büyük problem insan kaynağı, operasyonel hız, iade oranı ve sipariş karmaşıklığı oldu. Özellikle İstanbul–Kocaeli hattında günlük yüz binlerce sipariş çıkan fulfillment merkezleri, manuel süreçlerle rekabet edemez hale geldi. Bu baskı, hem büyük hem de orta ölçekli oyuncuları konveyör, sorter, AMR ve WMS/WCS tabanlı çözümlere yönlendiriyor.

Depo otomasyonuna geçiş sürecinin Türkiye pazarındaki en önemli dinamikleri: teslimat süresi baskısı, iş gücü maliyeti ve bulunabilirliği, kira ve arsa maliyetleri, kampanya dönemlerindeki pik yükler, iade oranları ve kargo şirketlerinin SLA zorunlulukları. Bu dosyada; hangi depoların otomasyona hazır olduğu, hangi çözüm tiplerinin hangi operasyonlarda gerçek anlamda verim sağladığı ve yatırım kararlarında en çok yapılan hatalar detaylı şekilde ele alınıyor.

  • • Türkiye’de tipik e-ticaret deposu profili ve otomasyon olgunluğu
  • • AMR, shuttle, konveyör ve sorter için gerçekçi ROI senaryoları
  • • WMS/WCS entegrasyonu ve mevcut ERP altyapısı ile uyum süreci
  • • Trendyol, Hepsiburada, 3PL ve perakende depolarından çıkarılan dersler
Hazırlayan: Lojistik Otomasyon Editör Ekibi • Güncelleme: 2025
Vaka Çalışmaları
Türkiye depolarında otomasyon tipleri:
  • • E-ticaret fulfillment merkezlerinde yüksek hacimli koli sortasyonu
  • • Gıda ve FMCG’de paletli yüksek raflı depo + AS/RS kombinasyonu
  • • 3PL depolarda kiralanabilir otomasyon modülleri (pay-per-use modelleri)
  • • Moda & tekstil depolarında çok SKU’lu sipariş toplama hatları
  • • İade depolarında AMR tabanlı yeniden sınıflandırma süreçleri
AMR & Robotik

Türkiye’de depo robotları: Hangi operasyonlar gerçekten hazır?

Türkiye’de AMR ve otonom depo robotlarının kullanımı henüz erken aşamada olsa da özellikle e-ticaret, 3PL ve perakende depolarında ciddi bir ilgi oluşmuş durumda. Günlük sipariş hacminin on binlerle ifade edildiği, SKU çeşitliliğinin yüksek olduğu ve kampanya dönemlerinde kapasite dalgalanmalarının yaşandığı operasyonlar, robotik çözümler için en uygun adaylar.

Ancak her depo robot için hazır değil. Zemin düzlemlik seviyesi, tavan yüksekliği, kolon aralıkları, yangın yönetmeliği, IT altyapısı, Wi-Fi kapsama kalitesi ve WMS olgunluğu gibi başlıklar; projenin başarısında kritik öneme sahip. Bu yazıda Türkiye’de şu anda “yatırıma en hazır” operasyon tiplerini ve sahada karşılaşılan en yaygın 7 problemi detaylandırıyoruz.

WMS / Yazılım

WMS mi, WCS mi? Türkiye depolarında doğru mimariyi seçmek

Türkiye’de birçok depo hâlâ ERP üzerinden stok takibi yapıyor. Ancak gerçek zamanlı sevkiyat, çok kanallı sipariş yönetimi ve robotik entegrasyon gerektiren operasyonlarda artık WMS olmadan ilerlemek mümkün değil. WMS; stok, lokasyon, sipariş ve iş akışlarını yönetirken, WCS konveyör, sorter, AMR ve shuttle gibi fiziksel ekipmanların komutlanmasını ve izlenmesini sağlıyor.

Yanlış kurgulanmış mimaride; WMS ve WCS çakışması, çift veri girişi, tutarsız raporlar ve hatalı sevkiyatlar ortaya çıkabiliyor. Yazıda, Türkiye’de sık görülen senaryolar üzerinden; hangi tip depoda sadece WMS, hangisinde WMS+WCS, hangisinde WES benzeri bir ara katmanın doğru olacağı somut örneklerle anlatılıyor.

ROI & Finans

Otomasyon yatırımlarında geri dönüş süresi nasıl hesaplanmalı?

Türkiye’de otomasyon yatırımlarında hâlâ en çok sorulan soru “Kaç yılda geri döner?” oluyor. Ancak ROI hesabı çoğu zaman yalnızca ekipman fiyatına ve işçilik tasarrufuna indirgeniyor. Oysa gerçek resimde; hata oranları, iade maliyetleri, sevkiyat gecikmelerinin marka imajına etkisi, ek vardiya ihtiyaçları, kira ve enerji maliyetleri, kapasite sınırları ve kampanya dönemlerinde kaybedilen potansiyel satışlar da hesaba katılmalı.

Bu makale, Türkiye koşullarına göre sade ama uygulanabilir bir ROI çerçevesi sunuyor ve “sadece ekipman fiyatına bakarak” verilen hatalı yatırım kararlarını gerçek vakalar üzerinden teşhis ediyor.

Teknoloji & Robotik

Tümünü gör

Global lojistik robot pazarı büyürken Türkiye’nin payı ne olacak?

Dünya genelinde depolarda kullanılan lojistik robotlar, 2025–2034 arasında en hızlı büyüyen otomasyon segmentlerinden biri olarak öne çıkıyor. Artan iş gücü maliyetleri, yaşlanan nüfus ve e-ticaret hacmindeki patlama, robotları “opsiyonel” olmaktan çıkarıp “stratejik zorunluluk” haline getiriyor. Türkiye’de ise genç teknik kadrolar, güçlü makine imalatçıları ve bölgesel lojistik hub olma potansiyeli; doğru planlanan yatırımlarla önemli bir avantaj sunuyor.

Sorter mi, AMR tabanlı pick-to-cart mı? Farklı sipariş profilleri için doğru çözüm

Yüksek sipariş hacmine sahip ama SKU çeşitliliği sınırlı olan operasyonlarda klasik sorter sistemleri hâlâ oldukça güçlü bir çözüm. Buna karşılık, kategori sayısının ve SKU çeşitliliğinin çok yüksek olduğu, sipariş deseninin sık değiştiği, kampanya dönemlerinde büyük dalgalanmalar görülen e-ticaret depolarında AMR tabanlı çözümler daha esnek ve ölçeklenebilir bir alternatif sunuyor. Yazı, iki mimariyi hız, kapasite, esneklik ve ROI açısından karşılaştırıyor.

IoT & gerçek zamanlı görünürlük: Depo operasyonlarında veri toplamanın pratik yolları

El terminalleri, barkod okuyucular, RFID geçiş noktaları, konveyör PLC verileri, AMR filolarının log’ları ve WMS raporları; doğru tasarlanmış bir veri mimarisi içinde bir araya getirildiğinde, depo için gerçek bir “dijital ikiz” oluşturmak mümkün hale geliyor. Bu dijital ikiz sayesinde dar boğazların tespiti, vardiya performansının analizi, kampanya simülasyonları ve kapasite planlama gibi kritik kararlar çok daha sağlıklı verilebiliyor.

Depo & Dağıtım Merkezi

Tümünü gör

İstanbul çevresinde yeni depo yatırımlarında lokasyon seçimi: Arsa mı, kiralık depo mu?

Hadımköy, Esenyurt, Tuzla, Gebze ve Kocaeli hattı; Türkiye’de depo yatırımlarının yoğunlaştığı ana bölgeler. Arsa fiyatları, m² başına kira bedelleri, ulaşım altyapısı, tedarikçi ve müşteri kümelenmesi, otomasyon için gerekli zemin ve kolon yapısı gibi parametreler, uzun vadeli stratejiyi doğrudan etkiliyor. Analiz, “kendi deposuna sahip olmak” ile “kiralık depoda esnek kalmak” arasındaki farkları, otomasyon yatırımı perspektifinden ele alıyor.

Soğuk depo otomasyonunda Türkiye’de sık yapılan 5 hata

Soğuk depolarda yapılan mimari ve mekanik hatalar, otomasyon projelerinin performansını ciddi şekilde düşürebiliyor. Kondens yönetimi, izolasyon detayları, ekipman yerleşimi, buzlanma ve kayma riskleri, bakım erişilebilirliği ve enerji tüketimi; hem tasarım hem de işletme aşamasında en çok gözden kaçan başlıklar. Yazı, gerçek saha örneklerinden yola çıkarak bu hataları ve alınabilecek önlemleri maddeler halinde özetliyor.

3PL depolarda müşteriye özel otomasyon modeli: CAPEX’i kime yazacağız?

3PL firmalar için en zor soru; müşteriye özel tasarlanan otomasyon yatırımlarının finansman modeli. Klasik modelde tüm yatırım 3PL firmasının bilançosunda görünürken, yeni nesil modellerde pay-per-pick, pay-per-robot, gelir paylaşımı veya uzun dönemli kira sözleşmesine gömülü finansman seçenekleri öne çıkıyor. Bu yazı, Türkiye’de henüz yeni yeni konuşulmaya başlayan bu modelleri sade bir dille açıklıyor.