lojistikotomasyon.comTürkiye • Lojistik & Depo OtomasyonuBağımsız teknik içerik & analiz
LO
Lojistik Otomasyon
Depo • E-ticaret • AMR • WMS • Sorter
📊 Pazar Nabzı – Lojistik Otomasyon 📊
Türkiye e-ticaret lojistik otomasyon pazarı, artan sipariş hacmi ve
hız baskısıyla birlikte yaklaşık 1,3 milyar USD seviyesine ulaştı ve
her yıl çift haneli büyümeye devam ediyor.
Globalde depo otomasyon ve lojistik robot pazarının 2025–2034 arasında
yaklaşık iki katına çıkması bekleniyor; en hızlı büyüyen alanlar AMR,
shuttle, sorter ve WMS/WCS yazılımları.
Kapak Dosyası
Türkiye Odaklı Analiz
Türkiye’de E-Ticaret Depolarında Otomasyon:
AMR & Sorter’a geçiş
Türkiye’de e-ticaret hacmi her yıl çift haneli büyürken, depolarda yaşanan
en büyük problem insan kaynağı, operasyonel hız, iade oranı ve sipariş
karmaşıklığı oldu. Özellikle İstanbul–Kocaeli hattında günlük yüz binlerce
sipariş çıkan fulfillment merkezleri, manuel süreçlerle rekabet edemez
hale geldi. Bu baskı, hem büyük hem de orta ölçekli oyuncuları konveyör,
sorter, AMR ve WMS/WCS tabanlı çözümlere yönlendiriyor.
Depo otomasyonuna geçiş sürecinin Türkiye pazarındaki en önemli dinamikleri:
teslimat süresi baskısı, iş gücü maliyeti ve bulunabilirliği, kira ve arsa
maliyetleri, kampanya dönemlerindeki pik yükler, iade oranları ve kargo
şirketlerinin SLA zorunlulukları. Bu dosyada; hangi depoların otomasyona
hazır olduğu, hangi çözüm tiplerinin hangi operasyonlarda gerçek anlamda
verim sağladığı ve yatırım kararlarında en çok yapılan hatalar detaylı
şekilde ele alınıyor.
• Türkiye’de tipik e-ticaret deposu profili ve otomasyon olgunluğu
• AMR, shuttle, konveyör ve sorter için gerçekçi ROI senaryoları
• WMS/WCS entegrasyonu ve mevcut ERP altyapısı ile uyum süreci
• Trendyol, Hepsiburada, 3PL ve perakende depolarından çıkarılan dersler
• Moda & tekstil depolarında çok SKU’lu sipariş toplama hatları
• İade depolarında AMR tabanlı yeniden sınıflandırma süreçleri
AMR & Robotik
Türkiye’de depo robotları: Hangi operasyonlar gerçekten hazır?
Türkiye’de AMR ve otonom depo robotlarının kullanımı henüz erken aşamada
olsa da özellikle e-ticaret, 3PL ve perakende depolarında ciddi bir ilgi
oluşmuş durumda. Günlük sipariş hacminin on binlerle ifade edildiği,
SKU çeşitliliğinin yüksek olduğu ve kampanya dönemlerinde kapasite
dalgalanmalarının yaşandığı operasyonlar, robotik çözümler için en
uygun adaylar.
Ancak her depo robot için hazır değil. Zemin düzlemlik seviyesi,
tavan yüksekliği, kolon aralıkları, yangın yönetmeliği, IT altyapısı,
Wi-Fi kapsama kalitesi ve WMS olgunluğu gibi başlıklar; projenin
başarısında kritik öneme sahip. Bu yazıda Türkiye’de şu anda
“yatırıma en hazır” operasyon tiplerini ve sahada karşılaşılan en
yaygın 7 problemi detaylandırıyoruz.
WMS / Yazılım
WMS mi, WCS mi? Türkiye depolarında doğru mimariyi seçmek
Türkiye’de birçok depo hâlâ ERP üzerinden stok takibi yapıyor. Ancak
gerçek zamanlı sevkiyat, çok kanallı sipariş yönetimi ve robotik
entegrasyon gerektiren operasyonlarda artık WMS olmadan ilerlemek
mümkün değil. WMS; stok, lokasyon, sipariş ve iş akışlarını yönetirken,
WCS konveyör, sorter, AMR ve shuttle gibi fiziksel ekipmanların
komutlanmasını ve izlenmesini sağlıyor.
Yanlış kurgulanmış mimaride; WMS ve WCS çakışması, çift veri girişi,
tutarsız raporlar ve hatalı sevkiyatlar ortaya çıkabiliyor. Yazıda,
Türkiye’de sık görülen senaryolar üzerinden; hangi tip depoda
sadece WMS, hangisinde WMS+WCS, hangisinde WES benzeri bir ara
katmanın doğru olacağı somut örneklerle anlatılıyor.
ROI & Finans
Otomasyon yatırımlarında geri dönüş süresi nasıl hesaplanmalı?
Türkiye’de otomasyon yatırımlarında hâlâ en çok sorulan soru “Kaç
yılda geri döner?” oluyor. Ancak ROI hesabı çoğu zaman yalnızca
ekipman fiyatına ve işçilik tasarrufuna indirgeniyor. Oysa gerçek
resimde; hata oranları, iade maliyetleri, sevkiyat gecikmelerinin
marka imajına etkisi, ek vardiya ihtiyaçları, kira ve enerji
maliyetleri, kapasite sınırları ve kampanya dönemlerinde kaybedilen
potansiyel satışlar da hesaba katılmalı.
Bu makale, Türkiye koşullarına göre sade ama uygulanabilir bir ROI
çerçevesi sunuyor ve “sadece ekipman fiyatına bakarak” verilen
hatalı yatırım kararlarını gerçek vakalar üzerinden teşhis ediyor.
Global lojistik robot pazarı büyürken Türkiye’nin payı ne olacak?
Dünya genelinde depolarda kullanılan lojistik robotlar, 2025–2034
arasında en hızlı büyüyen otomasyon segmentlerinden biri olarak
öne çıkıyor. Artan iş gücü maliyetleri, yaşlanan nüfus ve
e-ticaret hacmindeki patlama, robotları “opsiyonel” olmaktan
çıkarıp “stratejik zorunluluk” haline getiriyor. Türkiye’de ise
genç teknik kadrolar, güçlü makine imalatçıları ve bölgesel
lojistik hub olma potansiyeli; doğru planlanan yatırımlarla
önemli bir avantaj sunuyor.
Sorter mi, AMR tabanlı pick-to-cart mı? Farklı sipariş profilleri için doğru çözüm
Yüksek sipariş hacmine sahip ama SKU çeşitliliği sınırlı olan
operasyonlarda klasik sorter sistemleri hâlâ oldukça güçlü bir
çözüm. Buna karşılık, kategori sayısının ve SKU çeşitliliğinin
çok yüksek olduğu, sipariş deseninin sık değiştiği, kampanya
dönemlerinde büyük dalgalanmalar görülen e-ticaret depolarında
AMR tabanlı çözümler daha esnek ve ölçeklenebilir bir alternatif
sunuyor. Yazı, iki mimariyi hız, kapasite, esneklik ve ROI
açısından karşılaştırıyor.
IoT & gerçek zamanlı görünürlük: Depo operasyonlarında veri toplamanın pratik yolları
El terminalleri, barkod okuyucular, RFID geçiş noktaları, konveyör
PLC verileri, AMR filolarının log’ları ve WMS raporları; doğru
tasarlanmış bir veri mimarisi içinde bir araya getirildiğinde,
depo için gerçek bir “dijital ikiz” oluşturmak mümkün hale geliyor.
Bu dijital ikiz sayesinde dar boğazların tespiti, vardiya
performansının analizi, kampanya simülasyonları ve kapasite
planlama gibi kritik kararlar çok daha sağlıklı verilebiliyor.
İstanbul çevresinde yeni depo yatırımlarında lokasyon seçimi: Arsa mı, kiralık depo mu?
Hadımköy, Esenyurt, Tuzla, Gebze ve Kocaeli hattı; Türkiye’de
depo yatırımlarının yoğunlaştığı ana bölgeler. Arsa fiyatları,
m² başına kira bedelleri, ulaşım altyapısı, tedarikçi ve müşteri
kümelenmesi, otomasyon için gerekli zemin ve kolon yapısı gibi
parametreler, uzun vadeli stratejiyi doğrudan etkiliyor. Analiz,
“kendi deposuna sahip olmak” ile “kiralık depoda esnek kalmak”
arasındaki farkları, otomasyon yatırımı perspektifinden ele alıyor.
Soğuk depo otomasyonunda Türkiye’de sık yapılan 5 hata
Soğuk depolarda yapılan mimari ve mekanik hatalar, otomasyon
projelerinin performansını ciddi şekilde düşürebiliyor. Kondens
yönetimi, izolasyon detayları, ekipman yerleşimi, buzlanma ve
kayma riskleri, bakım erişilebilirliği ve enerji tüketimi; hem
tasarım hem de işletme aşamasında en çok gözden kaçan başlıklar.
Yazı, gerçek saha örneklerinden yola çıkarak bu hataları ve
alınabilecek önlemleri maddeler halinde özetliyor.
3PL depolarda müşteriye özel otomasyon modeli: CAPEX’i kime yazacağız?
3PL firmalar için en zor soru; müşteriye özel tasarlanan otomasyon
yatırımlarının finansman modeli. Klasik modelde tüm yatırım 3PL
firmasının bilançosunda görünürken, yeni nesil modellerde
pay-per-pick, pay-per-robot, gelir paylaşımı veya uzun dönemli
kira sözleşmesine gömülü finansman seçenekleri öne çıkıyor. Bu
yazı, Türkiye’de henüz yeni yeni konuşulmaya başlayan bu
modelleri sade bir dille açıklıyor.